| Vakti geldiğinde bu fani dünyadan göçüp gitmişler. Bunu ispatlamanın tek yolu, mezarlıkları ziyaret etmek. Yalnızca yaşayanlar mı ziyaret edilir. Gidin ve aramızdan ayrılanlar için dikilen kitabeleri okuyun:“Pekte genç idim, ecel aldı götürdü, doymadan baharıma,Çeyizlerim toplanıp, sandıklarda dürüldü, görmeden muradıma”d.1933 ö.1953İsmi Müzeyyen olan bu kızımız aramızdan ayrılalı 55 yıl olmuş, kitabesini süsleyen çiçeklerin rengi değişmemiş, daha dün gibi.Ya kitabesini Osmanlıca yazıldığı için okuyamadığımız canlarımız, belli ki onların bir kısmı özgürlüğü yaşayamamış, Cumhuriyet’in kuruluşuna şahit olamadan gitmişler bu dünyadan.Evet, onlar bizim canlarımız, atalarımız. Bu gün yoklar. Anacak kabirlerini ziyarete gidiyoruz. Onları ziyaret etmeye yüzümüz varsa…Yüzümüz varsa, birlikte Bozdoğan’ın eski mezarlığını gezelim. Mezarlık mı? Yoksa ne!..Taşları kırılmış ve sökülmüş mezarlar bir yana, çöpler, diğer yanda metal yığınları…Büyüklerimiz gece en güvenilir yerin mezarlık olduğunu söylerler. Bozdoğan eski mezarlığında gündüz gezmeye çekinirsiniz. Yürüyemezsiniz. Yol iz yok. Çam ağaçlarından düşen yapraklar kaygan bir zemin oluştururken, düşmemek için mezar taşları imdadınıza yetişiyor. Eski mezarlık kendi kaderi ile baş başa bırakılırken Atalarımıza saygı ölçümüzü de göstermiş oluyoruz, değil mi?Yetkililer, yangın tehlikesine karşı önlem alıyorlar. Bir çevre düzenlemesi yapılabilir. Dini Bayramlarda ve sair günlerde büyüklerinin mezarını ziyarete gelenlerin yüzlerindeki ifade görülmeli. Utanç verici bir durum. Eski mezarlıkları korumanın çok zor olduğunu biliyoruz. Hiç değilse çöplük olmaktan kurtaracak önlemleri alalım. Hepimiz bu önlemlere ortak olalım, koruyalım. Bir gün bizde, bu fani dünyadan göçeceğimizi unutmayalım.“âvâzeyi bu âleme dâvûd gibi salbâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş”Baki |